Call of Duty: WWII İnceleme

Last updated:

3 Kasım 2017 tarihinde piyasa sürülen, Sledgehammer Games‘in geliştirdiği, II. Dünya Savaşı konulu Call of Duty: WWII oyunun incelemesi ile karşınızdayız. Savaşın tüm acımasızlığını görmeye hazır mısınız?

Hikaye

Oyun sonunda özüne döndü, dönmeye çalıştı ve beni en çok sevindiren olay bu oldu. Çünkü, gelecekte geçen savaş oyunlarının neredeyse hiçbirini sevmeyen biri olarak, topyekün gelecekte geçen Call of Duty oyunları yerine tekrardan geçmişte geçenleri görmek, heyecan verici. Tabii, bazı şeyleri saymazsak.

Gelecekte geçen oyunlara kendini kaptıran Sledgehammer Games‘in, tekrardan geçmişe dönmesiyle illa ki bir yerlerde patlak verecek şeyler olacağını biliyorduk. Bu patlama, oyunlardaki en önemli şeylerden biri olan hikayede oldu. Yanlış anlamayın, grafiklerin mükemmel olduğu ve kendinizi gerçekte sanıp hikayenin tamamen çöp olduğu bir oyun değil Call of Duty: WWII, lâkin tam istediğimiz şeyi bize vermeyi başaramadılar

Özellikle, II. Dünya Savaşı anlatılan bir oyunda tek oynuyormuş gibi hissetmek, beraberlik tadını alamamak ve bazı mantık sorunları yüzünden oyunun bazı kısımlarda saçmalaması kötü oldu. Her ne kadar sizi oyundan soğutmak istemesemde, bir incelemede bu sorunlardan bahsetmek gerekiyor. Ha, beraberlik tadı hiç mi yok? Elbette var, ama tam istediğimiz miktarda değil. Ama oyunun en büyük sorunu, mantık. Çoğu oyunun, bir yerde illa ki kaybettiği mantık…

Grafik

Oyun, adeta benim eleştirilerimi telafi etmek için grafikte çitayı arşında üstüne çıkardı gibi. Hani olur ya, bazı zamanlarda oyunda direk koşarak ilerlersiniz. Bazı zamanlardaysa, çevre ve atmosfer sizi o kadar etkiler ki yürüyerek ve yavaşça etrafı inceleyerek ilerlersiniz. Call of Duty: WWII, bir savaşın ortasında geçtiği için pek gezme imkanınız olmayabilir fakat biraz durup etrafınıza şöyle bir bakarsanız savaşın kasvetini, binalara ve çevreye verdiği o korkulu ve hüzünlü görüntüyü rahatlıkla görebilirsiniz.

Grafiklerin etkilediği şeylerde var tabii. Atmosfer gibi. Atmosferi yalnızca grafikler değil, seslerde etkiliyor orası ayrı. Seslerden bahsederken seslerinde atmosferdeki payından bahsedeceğiz. Grafikler iyi olmasa ve atmosferi güzelleştirmese, Call of Duty: WWII gözümüzde berbat bir oyun haline gelebilirdi. Can simidi görevi gören grafikler, hikayedeki o kusurları kapatıyor. Ama tamamen değil, bir nebze.

Oynanış

Oynanışta değişen birçok şey var. Bunlardan en çok göze çarpanı, Call of Duty: WWII‘nun beraberlik duygusunu arttırmaya çalışmasından kaynaklanıyor. Canınızın dolması, biten cephanenizi yenilemek, dürbün almak ve daha farklı şeyler için ekibinizin yanında durmalısınız. Artık canınız kritik şekilde azalınca direk saklanıp canınızın dolmasını beklemek yerine, Zussman’dan can alabilirsiniz. Oyun, bu arkadaşlarınızdan bir şeyler alma konusunda gerçekten aşırı cömert olduğunu belirtmekte fayda var. Beraberlik duygusu arttı mı? Eh, bir nebze…

Oynanışta değişen diğer şeyler ise, genellikle oyunun çoklu oyuncu kısmında ki, bu incelemede çoklu oyuncudan bahsetmeyeceğiz. Bu sebeple, bu değişiklikleri size ayrı bir haberde sunabiliriz.

Ses

Grafik kısmında atmosfer hakkında birkaç şeyden bahsettik. Şimdi, seslerin atmosferdeki etkisinden bahsedeceğiz. Sesler, atmosferde grafikler kadar önemli. Eğer seslerin kıvamını ve ortama göre değişimini ayarlayamazsanız, atmosferi güzelleştiren sadece grafikler olur. Call of Duty: WWII gibi bir oyun için bu da kötü şeylerin habercisi olurdu.

Benim fikrimce, Sledgehammer Games sesler konusunda iyi iş başarmış.

 

Instagram Feed Instagram Feed Instagram Feed Instagram Feed Instagram Feed Instagram Feed
Daha Fazla İçerik
Fortnite
Fortnite oyununun v7.10 güncellemesi yayımlandı